Gökyüzünden Bir Balkon

DSC_0226

“Düzlükte, gelip geçse de yol, Afyonkarahisar’dan
Ey yolcu, görünmez Afyonkarahisar, istasyondan
Şayet vaktin olursa tırman Kale’ye
Bak Afyonkarahisar’a gökyüzünde bir balkondan” A.Nihat ASYA

Bazı şehirler vardır, içinden uzayıp giden yolların geçtiği, her nasılsa yolculuğunuzun bir noktasında yer bulan, özellikle orayı gezmeye gitmediğiniz sadece uğradığınız şehirler. İşte bahsi geçen şehirlerden bir şehirdir Afyon. Batı Anadolu’nun kavşağına, Evliya Çelebinin de Seyahatnamesinde bahsettiği gibi bir karahisar etrafına,  yerleşmiş olan Afyon’a yolunuzun düşmemesi nerdeyse imkânsızdır. Kıyısından köşesinden mutlaka uğrar, en azından bir çay molası verirsiniz. Birçoğunuz için Afyon bir mola noktası olmaktan öteye geçmez.Bayrak şairi Arif Nihat Asya’nın en kestirme haliyle anlattığı Afyon’a gökyüzüne kurulu bir balkon edasındaki kalesinden bakmak her yolcuya nasip olmaz.

DSC_0215Benim nazarımda bir şehrin özetini geçmenin en güzel yolu, şehrin en yüksek tepesine çıkıp, manzarasını uzun uzun seyretmekten geçer. İşte bunun için Afyon kalesi paha biçilmez. Biz de Arif Nihat Asya’nın tavsiyesine uyarak şehrin merkezinden cami-i kebir caddesini aşarak kalenin çıkış noktasına ulaştık.

DSC_0266Kalenin tek çıkış noktası kalenin güney cephesinde yer alıyor. 625 basamaklı zor ve çetin bir tırmanış sonrasında ancak zirveye ulaşmak mümkün. Aman dikkat! zirveye ulaşmanın sevincini yaşamak adına çocuklar gibi şen olayım derken Afyon’un rüzgarından nasibinizi alabilirsiniz. Kalenin eteklerine sıralı eski şehre ait mahalleleri ve uzayıp giden bozkırı seyretmenin keyfi çekilen zahmete değiyor tabi.

Dönüş yolunu tıngır mıngır aşarak kendimizi Ulu Camide (Cami-i Kebir) buluverdik.

DSC_0240Ayrıca Afyon tarihi cami,konak vs. meraklılarına bir şölen sunuyor.Başta ulu cami olmak üzere birçok cami(İmaret,Akmescit,Mevlana Divanı…) ziyaret edilebilir.

Kalenin güney menzili boyunca uzanan tarihi afyon mahallelerini (Kale,Çavuşoğlu,Çavuşbaşı,Tacı ahmet,Ak mescit…) keşfederken konakların renkli hallerinden rengarenk bir mutluluğa ulaşabilirsiniz.Her sokak başında kendinizi 100 yıl öncesine ait bir mahalle kültürünün içinde bulmanız hiç kaçınılmaz.

DSC_0272

Afyon kalesi’ne çıkan kişinin 7 yıl bu şehirden ayrılamayacak olduğunu kaleden inişte soluklanmak için uğradığınız ilk mola noktanızda kulağınıza fısıldandığını duyar gibiyim.Heyecanlanmayın yahu sadece şehir efsanesi:) Bizde tutmadı, kim bilir belki sizde tutar.

Sen sen ol! Mihrioğlu Konağına uğrayıp 40 çeşit envai baharatla tatlandırılmış Sultan Şerbetinden bardak bardak içmeden ve bilhassa Öztaylan Yayla Şekerlemeden (uzayıp giden kuyruğa şaşırabilirsiniz:) ) kaymaklı lokumun tadına bakmadan dönüş yoluna koyulma.

Bir sonraki gezi noktasında buluşmak dileğiyle…

Zamanın sesi

Hija Mia-kızım benim

Takipçileri bilirler zamanında İbrahim Paşalı Marmara FM’de cuma geceleri 23:00-02:00 saatleri arasında “Gece Yürüyüşü”adlı program ile dinleyicilerini hakikate ait bir yolculuğa çıkartır,bu yolculukta da molalar vererek dinleyicilerine dünyanın farklı köşelerinden  ezgiler sunardı.

İbrahim Paşalı’nın vazgeçemediği,her programda hemen hemen yer verdiği müzikler de vardı.İşte bunlardan biri de bir Sefarad ağıtı olan Hija Miadır.

Şarkının dili,1492’de son Endülüs Emirliği olan Gırnata Emirliğinin düşmesi sonrası İspanya topraklarından Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda bırakılan Yahudilerin konuştuğu ve kökenini Türkçe,İspanyolca,İbranice ve Eşkenaziden alan Ladinodur.

Şarkıyı yorumlayan Faslı sanatçı Amine Alaoui…

Hija Mia
Hija mia mi kerida aman aman aman
no to eches a la mar
ke la mar esta en fortuna
mira ke te va yevar

key me yeven ke me trayga
aman aman aman
siete funtas de ondor
ke mengluta peshe preto
para salvar del amor

kızım benim

kızım benim, aşkım aman aman
atlama denizlere,
denizler çok dalgalı
seni alıp götürür
uzaklara sevdalı.

beni alsın götürsün aman aman
yedi kat derinlere
ne kötü talihim var
düştüm kendi derdime..